Kategori arşivi: Şiir Bahçesi

CONNECTOM/ YAŞAMIN AĞI…

CONNECTOM/YAŞAMIN AĞI…

Evrendeki her mekan,

Yaşamdaki her an,

Tüm ortamlar,

Tüm varlıklar,

Ve insanlar,

Herşey ama herşey,

Birbirine bağlıdır…

Birbirine bağlı, sonsuz bir ağdır…

Bu ağ enerjidir,

Bu ağın adı yaşamdır…

Yaşamımızda yer alanlar,

Bitkiler,hayvanlar ve insanlar;

Sevgili,arkadaş,yoldaş,

Dost,düşman ve vatandaşlar,

Dahası; yaşamlarında yeraldığımız;

Gezegenler,yıldızlar,galaksiler,

Yani bütün ortamlar..

Hasılı;

Bütün algılanmışlar ve bütün adlandırılmışlar

Birbirine bağlıdır…

Yaşamın gerçeği budur,

Bilimin dediği budur…

Parça yoktur,ağ vardır,

Yaşam denilen şey,

Sonsuz bir ağsal ortaklıktır…

Bu gerçek yüzünden işte;

Kendini tek başına bir şey zannetmek,

“Ben merkezcilik” yani,

“Bencillik” yani,

Yaşamda komikliktir…

Dahası :

Dünyayı sadece insanlara ait zannetmek,

“İnsan merkezcilik” yani,

Ormanları,ağaçları,hayvanları,

Havayı ,suyu,toprağı, ozonu ve buzulları unutmak yani,

Yaşamsal cahilliktir…

Yaşama ihanettir,

Bu ihanetin sonucu,

sonucu kıyamettir .

 

Cemil ÇAKMAKLI/Dr.PhD

Reklamlar

ÇÜNKÜ PARÇA YOK ZATEN, ÇÜNKÜ HER ŞEY BİR BÜTÜN, DÖNÜP DURAN BİR BÜTÜN…

 

Ben artık hiç bir şey bilmiyorum
Bilmek de istemiyorum
Çünkü bildikçe, öğrendikçe
Bilmediklerim çoğalıyor…
Biliyorum zannettikçe,
Bilmiyorum ne oluyor?
Bildiğim her şey çitişiyor ve,
Birbirine karışıyor.
Bir iş var bu işte
Bir yanlış var bu gidişte…
Kimse; “sorun çöz, sorun çöz”
deyip durmasın bana
Her çözüm başka bir sorun doğuruyor.
Çözdükçe sorunlar çoğalıyor
Çözdükçe sorular çoğalıyor.
Bilmiyorum ne oluyor?
Çözdükçe kafam karışıyor…
Bir iş var bu işte
Bir yanlış var bu gidişte
Sonunda anladım ben, anladım.
Her şey parça parça zannedilmiş,
Hücre denilmiş, atom denilmiş
Bilginin temeli yanlış atılmış.
Evrende her şeyin birbirine bağlı
ve bir bütün olduğu atlanılmış.
Anladım ben, anladım
Her şey parçalara bölünmüş,
Sonra da zaten olmayan parçalar birleştirilirse
Çözüm bulunur sanılmış
Özetle; buradan önceki herkes,
Her şeyi karıştırmış asırlarca,
Zannetmişler ki;
Her şey parça parça
Oysa gözlerinin önünde
Bir bütün halinde
Dönüp duruyor koca dünya
Bundan böyle;
Deliler gibi yapacağım ben de
Hiç bir şeyi hiç bir şeye bağlamayacağım
Bırakacağım parçacılığı
Parçalarla,
ve parçacılıktan doğan saçmalarla
Uğraşmayacağım…
Denge ölüdür biliyorum,
Bu yüzden parçalarla denge kurmayacağım
Artık bildiklerimin temeline
Döngüyü koyacağım…
Çünkü;
Döngüdür canlı olan,
Hatta bütün evreni
Tek bir canlı gibi yaşatan
ÇÜNKÜ PARÇA YOK ZATEN
ÇÜNKÜ HER ŞEY BİR BÜTÜN
ÇÜNKÜ HER ŞEY KENDİ İÇİNDE
DÖNÜP DURAN BİR BÜTÜN..

 

SABRET BİRAZ, DAYAN BİRAZ, KİRAZ GELECEK KİRAZ…

SABRET BİRAZ, DAYAN BİRAZ, 

KİRAZ GELECEK KİRAZ…

 

“Pamukladımıydı kavaklar,

Kiraz gelir ardından”diyor Nazım…

Bugün, Nazım’ın dediği gün.

Kavaklar pamukladı İstanbul’da,

Belli, ardından kiraz gelecek…

 

 

Yeşiller basacak dalları

Yeşil yapraklar basacak…

Dal bu, 

Yeşillenmiş ya,

Mevsim bahar ya,

Yerinde duramayacak

Kıpır, kıpırdayacak

Rüzgarlarla oynaşacak

Utanacak, kızaracak

Kirazlanacak.

 

 

Ama,

Ne bu halin senin

Kökünü kurutmuşsun

İçindeki sevincin.

Yapma öyle, bak

Kış bahar doğuracak

Bahar kiraz doğuracak

Sabret biraz, dayan biraz

Kiraz gelecek, kiraz…

 

Kütür, kütür, bal gibi,

On sekizlik yar gibi,

Cennetten haber gibi…

Kiraz gelecek, kiraz.

 

Yakında pek yakında,

Bu kiraz baharında,

Aşk kazanı kaynayanda

Sen yine gidip Polonez’de,

Bir kirazın altında

Tasasız ve sırtüstü yatıp

Sevdiğine sevineceksin.

Sabret biraz, dayan biraz

Kiraz gelecek, kiraz…

 

 

Kütür, kütür, bal gibi,

On sekizlik yar gibi,

Cennetten haber gibi…

Kiraz gelecek, kiraz.

                                                  

                                                12 Mayıs 2012                                                                                                                                                                 Dr. Cemil Çakmaklı

 

DİN VE BİLİM ÜSTÜNE

DİN VE BİLİM ÜSTÜNE 

 

Hey sizler, her iki taraftakiler

Laboratuvardakiler

Ve tapınaktakiler

Camide, kilisede, havradakiler.

Ne itişip duruyorsunuz..

Bir durun be, bir durun

Durun ve düşünün.

Ne yapıyorsunuz siz

Ne itişip duruyorsunuz?

Farkında değilsiniz

Ama aynı şeyi yapıyorsunuz.

Ne olduğunuza ve

Nerde olduğunuza

Cevap arıyorsunuz…

Ama yeter artık

Germeyin insanları

Düşman etmeyin bir birine

Empati yapın biraz, empati..

Yerlerinizi değiştirip bakın biraz

Bakın, bakın, göreceksiniz,

Kapitalizmin tevratla.

Kuranın kuantumla,

Tasavvufun fizikle

Aynı dilden konuştuğunu

Aynı özden beslendiğini göreceksiniz..

Siz asıl o öze bakın

Varlıkla yokluğun

Azlıkla çokluğun

Aynı şey olduğunu

Enerji olduğuna bakın

Her şeyin birbirinin içinde

Dönüp durduğuna bakın

Yaradılışa bakın

Yaradana bakın.

Yaradanla yaradılışın 

Aynı şey olduğuna bakın..

Bakın, bakın göreceksiniz

Bilim ile dinin

Aynı şeyi aradığını

Aynı şeye

Farklı yerlerden baktığını

Farklı yerlerden yaklaştığını

Göreceksiniz…

O yüzden işte,

Germeyin insanları

Düşman etmeyin birbirine

Gelin bir araya, barışın,

Bir fizikçi org çalsın klisede

Bir kimyager konuşsun hutbede

Papa tanrı parçacığını arasın,

Diyanet Başkanı kara deliği incelesin

Bilim ile din

Yol arkadaşlığı etsin..

İnanırken aramanın,

Ararken inanmanın

Mümkün olduğunu

Farketsin..

İşte o zaman,

Ne olduğumuzu

Nerde olduğumuzu

Daha kolay, daha çabuk

Bulacağız.

Sözün özü

Barışırsak

Daha hızlı yol alacağız..

 

Dr. Cemil Çakmaklı

 

 

 

 

 

Ekolojik Bakışlı Şiirler

Derler ki; entropi bir sistemdeki karmaşanın, belirsizliğin ve düzensizliğin ölçüsüdür. Ekolojik ve sosyolojik reel sistemler için geçerli olan bu durum reel sistemlerin tanımlamasını yapan sözcüklü sistemler yani yazılar içinde geçerlidir. Diğer bir değişle; ”Ekolojik Bakış” içermeyen her türlü yazı entropiktir. 

Şiirler de; ekolojik yaklaşım içermiyorsa eğer çelişkiden, belirsizlikten, kargaşadan ve sen-ben çizgiselliğinden kurtulamaz. Aşağıda Cemil Çakmaklı’ nın, bu anlayışla ve ekolojik yaklaşımla denediği bazı şiirlerini bulacaksınız.