KEMAL BAYTAŞ GİTTİ,

ANKARA ABİSİNİ KAYBETTİ

Tam doksan beş yıl yaşadı,

Ama birkaç doksan beş yıllık iz bıraktı Kemal Abi…

Her zaman herkesten büyüktü

Herkes, hepimiz abi derdik ona

Bütün Ankara abi derdi.

Ankara’daki siyasetçilerin, bürokratların, yabancı diplomatların, iş adamlarının, üniversite hocalarının, gazetecilerin, sanatçıların, turizmcilerin, garsonların, otoparkçıların, herkesin, hepimizin, tüm Ankara’nın Kemal Abi’siydi.

Hep Atatürkçüydü.

Dost seçmede, Atatürk onun kırmızı çizgisiydi.

Yolu Atatürk’e çıkan herkesin dostuydu.

Yolum yetmişli yıllarda kesişti onunla.

Seksenli yıllarda ben Meclisteyken, o Turizm Müsteşarıydı.

Gerçek dostluğumuz o yıllarda birlikte Turizm Teşvik Kanunu’nu hazırlarken doğdu.

Antalya; bu Kanundan Antalya oldu.

Bodrum, Marmaris ve tüm Güney bu Kanunla doğdu.

Bu yüzden, Türk Turizmi ona çok şey borçlu,

Belki de varlığını borçlu.

Ben de; sevdiğim birçok insanı tanımayı ona borçluyum.

Barlas Küntay’ı, İlhan Evliyaoğlu’nu, Cüneyt Gökçer’i, Mustafa Türkmen’i, Ertan Karasu’yu, Yavuz Donat’ı, Bekir Coşkun’u, daha birçok güzel insanı, mesela bir de Valentina Tereşkova’yı, o uzaya çıkan ilk kadın kozmolotu tanımayı da ona borçluyum.

Devlet Halk Dansları topluluğunu o kurdu.

Onları beş kıtada otuz yedi ülkede dans ettirdi, Türkiye’yi tanıttı.

Kendi isteğiyle 1982’de Turizm Müsteşarlığı’ndan ayrıldı.

Ama köşesine çekilmedi.

Türkiye’yi tanıtma vitesini büyüttü.

Türk Tanıtma Vakfı’nı ve yanı sıra Türk-Rus Dostluk Derneği’ni, Çin-Türk Dostluk Derneği’ni kurdu.

Bu ülkelerle ve bütün Dünya ile Türkiye köprüleri kurdu.

Bütün bu milli gayretlerinde hep yanında oldum Kemal Abi’nin.

Onunla Çin’e, Rusya’ya, Tataristan’a, Macaristan’a, daha bir sürü ülkeye birlikte gittik.

Türkiye’yi tanıtmaya çalıştık.

Uzunca bir ömür sürdü Kemal Abi.

Doksan beş yaşında dün öldü.

Ama en az üç ömür kadar çalıştı Türkiye’yi tanıtmak için.

O bir tanıtma militanıydı.

Sadece düşünmez, gider yapardı.

O Türkiye için gerçekten ‘’üstün bir vatandaş’’ , Dünya insanlığı için bir ‘’yaşamdaş’’dı.

Arkasında bıraktığı boşluğu doldurmak hiçte kolay olmayacak.

Şu anda Türk Tanıtma Vakfı’nı fedakarca yöneten Şükrü Koçoğlu, Ceyhan Baytur ve Esen Kale ve diğer arkadaşlara Allah kolaylık versin.

İşleri çok zor.

Kemal abi, bir sevgi insanıydı.

Arkasında bir ‘’Sevgi Tarikatı (!)’’ bıraktı…

Ama gitti, arkasındaki binlerce ‘’BAYTAŞ-İ’’yi öksüz bıraktı.

Kemal Abi, sevmeyi bilir, sevilmeyi isterdi.

Bir müddet görüşmesek takılırdı hemen.

-Nerelerdesin? Beni sevmiyor musun artık?

 Bu soruya muhatap olan herkes gülerek aynı şeyi söylerdi.

-Seni sevmeyen ölsün Kemal Abi !

Gülüşürdük.

Şimdi arkasından son defa sesleniyoruz.

SENİ SEVMEYEN ÖLSÜN KEMAL ABİ !

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s